Karanlıktan aydınlığa, bilmem nasıl çıkar bu deli sevda...
Evet bu bilindik şarkının sözleri ligin 19.hafta mücadelesinde Beşiktaş'ın Konyaspor mücadelesini özetler nitelikteydi. Beşiktaş'ın puan kaybına tahammülü yoktu ve Konya deplasmanı yeterince zorlu değilmiş gibi, maçın henüz 1. dakikasında Mert Günok ayağından kaçırdığı topu filelerden çıkarırken skor tabelası değişmişti bile. Weghorst formasıyla maça çıkmamış, Salih Uçan ise cezası sebebiyle oynayamıyordu. Cumartesi öğleden sonrası için kabus gibi bir başlangıç senaryosu ile karşı karşıya kalmıştı Beşiktaş.
Salih Uçan' ın yokluğunda ortasaha kurgusu yine, yeni, yeniden değişmişti siyah beyazlılarda. Romain Saiss 6 numarada oynuyordu. Saiss Wolverhampton kariyerinin ilk yılında düzenli olarak o mevkii de forma giymişti. Saiss'in ortsahaya kayması Wellinton'un stoper de oynamasını sağlamıştı, rakibin hücum hattında Welinton'un ağır oluşunu değerlendirecek Diouf, Çekici, Bytyqi gibi etkili isimler vardı. Josef-Saiss-Gedson üçlüsü sert bir rakibe karşı Beşiktaş'ın ortasaha direncini arttırmıştı.Öyle ki, Beşiktaş'ın maçın başında gelen golün şokunu atlatmasının ardından maçın son anına kadar oyun hakimiyetini elinde tutması bunu gösterdi.Buna rağmen ortasaha'da nitelik olarak duyulan eksiklik gözden kaçmamalı. Beşiktaş'ın ihtiyaç duyduğu bir pasör ortasaha oyunun gelişimi açısından çok kritik bir öneme sahip. Mücadele boyunca ortasaha da ayakta kalan en net performansı Gedson Fernandes gösterdi. Bu hafta ortasaha kurgusunda asıl mevkii olan 8 numara yerine 10 numara pozisyonunda oynadı.
Wout Weghorst' un Manchester United transferi ile kan kaybeden Beşiktaş'ın, Konyaspor gibi güçlü bir deplasman mücadelesine motivasyon anlamında dirençli çıkmış olması, takımın lig maratonunda vereceği sınavlar için ümit verici bir performanstı. Maçın son 20 dakikası Rus ruletine dönmüş olsa da, Beşiktaş maçın genelinde hakimiyeti ve oyunu elinde tutan tarafı. Cenk Tosun bir maçı daha boş geçmeyerek kalitesini gösterdi. Jackson Muleka kanatta etkisiz görüntüsünü sürdürdü. Ghezzal'ın yokluğunda sağ kanatta Redmond alışılagelmiş Rosier desteğinden yoksun kaldı. Tayfur Bingöl oyuna girdiği andan itibaren elinden geleni yaptı ve sahaya dinamizm kattı. Nkodou hamle oyuncusu olarak sahaya girdiğinde, ligde fark yaratabilecek hız ve tekniğe sahip olduğunu gösterdi. Umarım bu performansı papatya falına dönmez.
Şenol Güneş oyuna yaptığı müdehalelerle skor katkısı aldığı bir haftada, mutlaka transfer isteyecektir. Hocanın alışılmış pas ve tempo oyununu bu kadro yapısı ile oynayamayacağı belli.Bu organizasyonda eksik parça son şampiyonluk sezonunda, bitirici olmakla birlikte pas istasyonu olmayı ve takımın hücum setlerinde önemli bir görevi yerine getiren Vincent Aboubakar mı? Gelecek mi? Gelirse ne katacak? Bu ve benzeri sorulara sanırım 10 gün sonra sahada bir cevap bulacağız.
Karanlıktan aydınlığa, bilmem nasıl çıkacak bu deli sevda?